Haberler

Geri

Dr. Kamil Furtun Seni ve Hatıranı Yaşatacağız, Unutmayacağız!

2018-05-29

Basına ve kamuoyuna,

Bundan üç yıl önce bugün sağlık camiası olarak içinde yaşadığımız şiddet ortamının en vahim olayıyla karşı karşıya kaldık. Bir meslektaşımızı, bir eşi, bir babayı bu ülkenin yetiştirdiği nadir güzel insanlardan birini Dr. Kamil FURTUN’u  görevi başında hain bir saldırıya kurban verdik.
 

Aradan geçen zamanda tetiği çeken katil yakalandı ve hak ettiği cezaya çarptırıldı. Ancak adaletin tecelli ettiğini, vicdanların rahatladığını, geride kalanların huzur bulduğunu söyleyebilmek üzerinden üç yıl geçmesine rağmen  mümkün değil.  Çünkü olayı bir insanın, bir hekimin hayatına kastedecek noktaya getiren nedenlerin, ihmallerin ve sorumluların henüz adalet önünde hesap vermediği bir ortamda, adaletin tam anlamıyla tecellisinden söz edilemez.
 

Aradan geçen üç yıllık süre içerisinde, katilin olayın gerçekleştiği hastanede pek çok olaya karışmasına rağmen nasıl çalışabildiği, kimlerin ona referans olduğu, böylesi bir kişiliğin hastane idaresi tarafından nasıl olup da korunup, kollandığı, olayın bir gün öncesinde alınan karara rağmen hastane yönetiminin katille ilgili alınan yazılı kararı neden uygulamadığı,akıllarımızda soru olarak kalmaktadır. bizleri huzursuz eden, vicdanımızı rahatsız eden bu soruların artık yanıtlanmasını bekliyoruz.
 

Bu soruların en doğru biçimde yanıtlanabileceğine inandığımız hastane yönetimine yönelik dava olayın üzerinden üç yıl geçtikten sonra ancak açılabilmiştir. Bu noktada tetiği çekenin yanında,hastane yönetiminden sorumluluğu bulunanların yargı önüne çıkarılıp kendi paylarına düşenin hesabını vermelerini bekliyoruz.
 

Aklımızda kalan soruların yanıtlarının verildiği ve sorumlularla ilgili gereği yapıldığında vicdanlardaki ateş bir nebze de olsa azalacaktır. Adalet işte o zaman tam anlamıyla tecelli edecektir. Aksi takdirde bu sorumluluk, gereğini yapmayanların üzerinde sonsuza dek kapkara bir leke olarak  kalacaktır.

Dr. Kamil Furtun'un anısı, bizler var olduğumuz müddetçe yaşayacaktır, yaşatılacaktır.
 

Günümüzde toplumsal şiddet ne yazık ki artış göstermektedir ve bunun da bir sonucu olarak her meslek grubu şiddet olaylarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Ancak sağlık alanında yaşanan şiddet diğer alanlardan belirgin bir farklılık göstermektedir. Sağlık çalışanları diğer meslek gruplarına göre 16 kat daha fazla şiddete maruz kalmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın beyaz kod verilerine göre her gün 31 sağlık çalışanı şiddete maruz kalmaktadır.

Önümüze konulan sağlık sisteminin mimarlarıysa şimdiye dek kendilerine bir sorumluluk atfetmediler gerçek anlamda çözüm üremek için çaba sarf etmediler.
 

İşte bu süreçte sağlıkta dönüşümün bizleri getirdiği bir nokta var;
 

Artık çalışma alanlarımız  olan ASM ler, hastaneler hayati tehdit içermektedir.

Canımızı kurtardığımız her olaydan sonra artık şükreder hale gelir olduk.
 

Hastalarına can veren, sağlık veren bizlerin düştüğü bu durumun sorumluları ise söz söylemekten öteye geçememektedir.

Sağlıkta dönüşüm sistemi artık tıkanmıştır. Hizmet alan ve veren için  işin içinden çıkılmaz bir hal almıştır. Hastanelerde yaşanan yoğunluk ve bu yoğunluk içinde boğulan sağlık çalışanları ve vatandaşlarımızın hali bunun en belirgin göstergesidir.
 

Günde altı bin hastanın girip çıktığı bir hastane, beş-on dakikada randevu veren bir sistem ve bunda ısrar eden bir anlayış çözüm değil şiddet üretmektedir.


Çalışanların ücretlerinin performans sistemine bağlandığı, sağlığın özel ya da kamu ayırt edilmeksizin işletme mantığıyla yönetildiği, sağlık çalışanlarının, meslek örgütlerinin, demokratik kitle örgütlerinin sözlerine kulak asılmadığı, kamu sağlık hizmetlerinin popülist bir anlayışla yürütüldüğü bu düzenin peşine olsa olsa dün  de olduğu gibi yine şiddet gelecektir.
 

Her şeye rağmen bütün yaşanan üzücü olayların ardından bugün buradan bir kez daha özellikle Samsun milletvekilimiz olan Sayın Sağlık Bakanımıza seslenmek istiyorum.
 

Sağlıkta şiddete yönelik Türk Tabipleri Birliği’nin 14 Mart 2017 tarihinde hazırlamış olduğu Sağlıkta Şiddet Yasa Tasarısı bir an önce yasalaşmalıdır. Hastane güvenlik sistemleri bizlerin de görüşleri alınarak yeni baştan oluşturulmalıdır. En üst düzeyden başlanarak her alan için şiddet dili terk edilmeli,  sağlık çalışanlarına bugüne kadar yapıldığının aksine hak ettikleri pozitif ayrımcılık uygulanmalıdır. Görevi başında yaşamını yitiren meslektaşlarımız "görev şehidi" sayılarak geride kalan yakınları için vicdana ve hakkaniyete uygun yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
 

Kaybettiğimiz değerlerin hatırına taleplerimizin bir an önce dikkate alınarak hayata geçirilmesini diliyoruz.

Saygılarımızla.

 

 

Dr. Murat Erkan

Samsun Tabip Odası Başkanı

Diğer Fotoğraflar