Haberler

Geri

O.M.Ü Tıp Fakültesi 2017 Mezuniyet Töreni

2017-07-03

Sayın konuklar, değerli meslektaşlarım,

Hepinizi şahsım ve Samsun Tabip Odası olarak saygıyla selamlıyorum.

Bugün burada 190 yıldır bilimsel çizgide tıp eğitimi veren tıbbiyetin en nadide parçaları olan sizlerin mezuniyetinde, artık hekimlik ünvanı kazandığınız törende bir araya gelmiş bulunuyoruz.

Sizler, eğitiminizin ilk basamaklarından tıbbiyeden mezun olana değin bir çok zorlu aşamadan geçen,bu ülkenin en nitelikli bireylerindensiniz.

Sizler, bugün burada yaşamınızın sonuna kadar icra etmekten vazgeçemeyeceğiniz kutsal bir mesleğe adım atıyorsunuz.

Unutmayınız, bu üstün niteliklerinizi sadece mesleki alanda değil Türk toplumunun aydınlanma ve çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma ülküsünde de kullanmak sorumluluğu taşımaktasınız.

Bu doğrultuda toplumun, ülkemizin çıkarlarını ve mesleğimizin çıkarlarını dengeli savunmak ve mesleki idealizminizi kaybetmemek durumundasınız.

İnsana ve yaşama, kim olursa olsun, nerede olursa olsun, siyasi görüş, ırk, inanç ayrımı yapmadan eşit hizmet edeceksiniz. Bugün burada konuklar huzurunda ettiğiniz yemin; aslında vicdanınıza bastığınız ve yaşamınızın boyunca ilk günkü tazeliğini koruması gereken kutsal bir mühürdür.

Mesleğe atıldığınız ilk günden itibaren pek çok sorun, pek çok zorlukla karşılaşabilirsiniz. Ülkemizin içinden geçtiği olağanüstü koşullar bu zorlukları belki daha da ağırlaştırabilecektir.

Tıbbiyeli Hikmet’in 1919 Mart’ında İngiliz işgali altındaki İstanbul’da bir avuç tıp öğrencisiyle birlikte göstermiş olduğu cesaret ve direnç her zaman içinizdeki umut olsun, yılmayın; mesleğinizin gereğini yapmaktan asla vazgeçmeyin.

Değerli meslektaşlarım, sizlere artık böyle hitap edeceğim.

Bugünden itibaren ettiğiniz yeminle birlikte artık aramızda bir kan bağı oluşmuştur. Aralarında bu denli yakınlık olanların gerçek yaşamda da bunu göstermesi gerekmektedir. Ne yazık ki günümüz ekonomik, sosyal koşulları,sağlıkta uygulanan yeni politikalar ya da zamanın ruhu, adına her ne derseniz deyin; bizleri ailelerimizden, arkadaşlarımızdan uzaklaştırdığı gibi meslektaşlarımızdan da uzaklaştırmaktadır.

Halbuki son yıllarda giderek artış gösteren sağlık alanına ilişkin şiddet, çalışma koşullarının ağırlaşması, kötüleşmesi, hekimlerin ücretlerinde bugün halen uygulanan performans adı altındaki modeller, özel sektörde çalışan hekimlerin işçileştirilmesi, hatta köleleştirilmesi, mezuniyet sonrası mesleki gelişimle ilgili sorunlar, liyakata dayanmayan atamalar, 190 yıl önce başlayan tıp mesleğinin bilimselliğe yönelişine tamamıyla tezat ”geleneksel alternatif tıp uygulamaları” gibi mesleğimizle ilgili sorunlarda dayanışma içinde olmak ve birlikte hareket etmek zorunluluğumuz mutlak oluşmuştur. Ve bu bağlamda meslek örgütümüz her zaman bu birlikteliğin dayanışmanın sergileneceği yegane çatıdır.

Değerli meslektaşlarım, buradan sizlerden isteğim, göreve başladığınız yer neresi olursa olsun meslek örgütünüze üye olmanız ve ona sahip çıkmanızdır.

Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ”Beni Türk hekimlerine emanet ediniz.” derken, Türk hekimlerine olan inancının yanında, bizler arasında olması gereken dayanışma ve güvene de vurgu yapmıştır.

Çağdaş, laik, demokratik, hukuk devleti ve tam bağımsız bir Cumhuriyet kendi hekimine ve kendi halkına güvenle ancak böyle tecelli etmiştir.

Ben bugün karşımda gönül rahatlığıyla yarını emanet edeceğim meslektaşlarımı görmekten gurur duyuyorum.

Sizlere inanıyor ve güveniyorum.

Sağlıcakla kalın, yolunuz, bahtınız açık olsun.