Haberler

Geri

"Hekimlerimiz Her Türlü Zorluğa Karşı Özveriyle Çalışıyor"

2017-12-25

Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Murat Erkan, geride bırakmaya hazırlandığımız 2017 yılını değerlendirdi.  2017 Samsun’da sağlık sektörü geçmiş yılların bir devamı niteliğinde olduğunu belirten Erkan, “Genel anlamda 2017'de sağlık sisteminde bir takım değişiklikler de oldu. Örneğin 2010 yıllarında başlayan sağlıkta bölünme, Halk Sağlığı, Sağlık Müdürlüğü ve Hastaneler Birliği Genel Sekterliği gibi kurumlar bu yıl,  eski yapılanmaya geri döndü. Bir diğer konu da Türkiye’de ve Samsun’da bizim de çok önemsediğimiz şehir hastaneleri konusuydu. Sağlıkta giderler son 10 yıl içinde çok ciddi biçimde artış gösterdi, ancak sağlık alanındaki verler bu ölçüde iyileşme göstermedi. MR, tomografi gibi teknoloji kullanımında dünyada ilk sıraya yerleştik.Sağlık sisteminin basamaklandırılmasını bu yılda gerçekleştiremedik. Aile Hekimliğinin olmazsa olmazsı olan sevk zinciri hala uygulanamıyor. Hekim ve sağlık personelinin kadro yerleri dışında geçici görevlendirmelerinin de 2017 de hız kesmeden devam ettiğini gördük. Hekim ücretlendirlerinin artık esası niteliğine gelen performans döner sermaye uygulamasında adaletsizlikler de devam etti. Tıp eğitimi ve uzmanlık eğitimiyle ilgili nitelik tartışmaları artarak sürdü. Akademik personelin sorunlarına  yönelik kalıcı çözümler üretilemedi. Yine genel olarak sağlık alanında en büyük sorunların başında gelen şiddet olayları ne yazık ki Samsun’da ve  Türkiye’de  devam etti. Yani sağlıkla ilgili alanda, özellikle çalışma koşullarıyla ilgili olumlu gelişmeleri ve beklentilerimizi ne yazık ki 2017’de göremedik. Son dönemde Sayın Sağlık Bakanımızın Samsunlu olmasıyla, yerel anlamda çözüme daha  yakın olmak anlamında biraz daha umutlandık. Kendilerini İletişimi daha güçlü bir hekim olarak tanıyoruz. Son dönemlerdeki söylemleriyle de bizim beklentilerimize paralellik gösteren bir takım ifadeleri oldu. Tabi bunun uygulamalarını henüz göremedik. Ama bu bile bizim için önemli bir adım olarak sayılabilir” sözlerini dile getirdi.

 

“Sağlık çalışanlarımız tüm zorluklara  karşılık özverili davranmaya devam ediyorlar...” Sağlık alanında yaşanan  sorunlara ilişkin  çoğu zaman çözüm üretilememesine  rağmen başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının özverili davrandığını belirten Erkan, “2002 yılından başlayan ve sağlıkta dönüşüm sürecinden kaynaklanan sorunlara yönelik, hekimlere vaat edilen iyileştirmeler, uygun çalışma koşulları konusunda da başarılı olunduğunu düşünmüyoruz.
 

Özellikle kamu hastanelerinde polikliniklerdeki yoğunluk ciddi anlamda devam ediyor. Aile hekimliği modelinin  uygulama olarak tam olarak hayata geçirilemediğini görüyoruz.

Biz kamu yada özel hastane ayrımı yapmıyoruz ancak bazı nedenlerden dolayı öncelediğimiz hastane grubu kamu hastaneleri. Çünkü halkın ekonomik durumu itibariyle en rahat hizmet alabileceği, ulaşabileceği  alan olarak kamu hastanelerini görüyoruz. Samsun merkezde Eğitim Araştırma Hastanesi, Gazi Devlet Hastanesi, Kadın Doğum Evi, Fizik Tedavi Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Hastanesi gibi farklı hastaneler var. Ciddi anlamda buralarda yoğunluk olduğunu görüyoruz. Özellikle Gazi Devlet Hastanesinde günde 6000-6500 civarı hasta bakılmak durumunda. Şunu yeniden  belirtmek isterim;tüm bu olumsuz koşullarda bile  başta hekimler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarının  özverili şekilde çalıştıklarını görüyorum. Ve gerçekten bu zor koşullarda, özellikle bugünkü ücret politikalarına rağmen başka ülkelerde bu hizmetleri bu derece profesyonelce ve  böylesine bir özveriyle  verilebileceğini de düşünmüyorum” dedi.
 

Türkiye’de yılda polikliniklere yaklaşık 650 milyon civarında hasta başvurusu olduğunu belirten Erkan,  “Bunların da 110 milyon gibi önemli bir kısmı acil hizmetler. Bu gerçekten yüksek bir rakam. Bu yoğunluğu da sağlık personeli ve hekimler  üzerlerinde ağır bir yük olarak hissediyor. Bu duruma rağmen Sağlık Bakanlığı’nın sahaya çok da yatırımcı gözüyle baktığını görmüyoruz. Özellikle Sağlık Bakanlığının son dönemdeki politikaları kürek çeken değil dümen tutan, yani sisteme yön veren bir bakanlık görüntüsü verdiğini görüyoruz. Türkiye’de son 10 yılda açılan her 10 hastaneden 7’sinin özel hastane olmasıyla bu durum somutlaşıyor. Kamu hastaneleri açısından bu durum toplumun sağlık  ihtiyacına cevap verecek bir yatırıma karşılık gelmediğini görüyoruz.
 

Son 12 yılda hekime başvuru sayısı yılda 3 den yaklaşık 9 çıktı. Yetkili ağızlardan bu artışın övünülerek ifade edildiğini duyuyoruz. Ancak bunun da doğru bir değerlendirme olmadığını düşünüyoruz. Burada “ hasta başvurusu açısından artan taleplerin sayısının, gelişmiş ülkelerindeki oranlarla benzer olduğu” şeklinde bir  değerlendirmeyle karşı karşıya kalabiliriz  Ne kadar “ne güzel işte, insanlar sağlık hizmeti alıyorlar” diye düşünülse de gelişmiş ülkelerinde bu başvuruların önemli kısmı sağlık sorunu olmadanyapılan  rutin başvurulardır. Yani sağlıklıyken yapılan başvurulardır. Fakat bizde sürekli bir başvuru sürekli bir sağlık talebi, biz buna "kışkırtılmış sağlık talebi" diyoruz. Aslında aile hekimliği modeliyle, normalde her 100 hastadan 85’inin birinci basamakta sorunlarının çözülebileceği yani 2. basamak olan polikliniklere gitmeden sorunlarının çözülebileceği bir sistem kurulması gerekiyordu. Fakat tüm Türkiye de 7-8 yıldır sürdürülen aile hekimliği uygulamasıyla hedeflenen sevk zincirine hala ulaşılamadığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

“Hekim eksikliği şiddeti arttıyor”. Hekim ve personel eksikliği olduğunu dile getiren Erkan,”Sağlık sektöründe eleman sıkıntısı bizim en büyük sorunlarımızdan biri aslında. Örneğin, bir hastanede çalışan hekimin başka bir hastaneye geçici görevle gönderilmesi, hekimin bütün düzeninin bozulması anlamına geliyor. Hekim eksikliği ve ara personel eksikliği var. özellikle hastanelerde meydana gelen şiddet olaylarında bunun da  etkisi var. Normalde sağlık hizmetini veren kurumların bir hasta yakınına ihtiyaç duymadan hastasının tüm bakım ve tedavi hizmetlerini verebilecek personel kadrosunun  olması gerekir. Biz hala ne yazık ki o duruma gelemedik. Bu yüzden acil servislerde, yataklı servislerde hasta yakını hastasının başında beklemek zorunda kalıyor, kalabalık bir ortam hem şiddete zemin hazırlıyor hemde olması gereken  hijyen ortamını bozuyor. Gerekli personel alımı yapılır ve şartları iyileştirmek adına gerekli yatırımlar yapılırsa en azından bu olumsuzluklar ortadan kalkar. Tabiki sağlık alanında başta şiddet olmak üzere yaşanan sorunların  en önemli nedeni, bütüncül olarak baktığımızda, sağlıkta uygulanan yanlış politikalardır.” dedi.
 

Diğer Fotoğraflar