KIZAMIK HAKKINDA BİLGİLENDİRME
2023-07-11
Kamuoyuna duyuru!
Ülkemizde kızamık vakaları artmaktadır.
Kızamık; insandan insana damlacık halinde solunum yoluyla bulaşan ve ateş, öksürük, burun akıntısı, göz kızarıklığı, bazen ishal ve yüzden başlayıp tüm vücuda yayılan döküntülerle kendini gösteren bir hastalıktır. Bu virüsün bulaştırıcılık riski oldukça yüksektir ve kızamık hastalığı olan bir kişinin kapalı bir ortamda 1-2 saatte aşısız bir kişiye hastalığı bulaştırabilme riski oranı % 90 kabul edilir. Bulaşıcılık, döküntülerin ortaya çıkmasından 5 gün önce başlar ve döküntünün başlangıcından itibaren 4 gün sonra da devam eder.
Türkiye'de son yıllarda, özellikle son aylarda kızamık vakaları hızla artmaktadır. 2023 yılının ilk 4 ayında 1440 kişiye kızamık tanısı konmuş ve bunların 242 tanesi hastaneye yatırılarak tedavi edilmiştir. Kızamık tanısı alan hastaların 1 yaş altında olanların hemen tümünün, 1-4 yaş arası olanların yarısından fazlasının aşısız olduğu tespit edilmiştir.
Kızamığa bağlı ölüm oranı, tüm yaş grupları ölçü alındığında %0.6 kabul edilmekle beraber, düşük yaş gruplarında bu oran çok daha yüksek olmaktadır.
Birbiri ile bağlantılı 2 kızamık vakası, salgının başladığının habercisidir ve hemen salgın mücadelesine başlanmalıdır.
Aile, hasta kişiyi sağlıklılardan ayırmalı, hemen sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.
Sağlık kuruluşu da gerekli önlemleri alarak, İlk 72 saatte hasta kişi ile yakın teması olan tüm bireyleri aşılamalıdır.
Korunma için kesin veya olası Kızamık vakasıyla temas etmiş olanların 2 doz aşı olduğu kayıtlarla tespit edilmemişse ve veya hastalığı geçirmemişse, 9 ay üstündeyse 72 saat içinde Kızamık Kızamıkçık Kabakulak (KKK) aşısı vakit geçirmeden uygulanmalıdır.
Canlı bir aşı olduğu için gebelerde,6 ayın altındaki bebeklerde, bağışıklığı baskılanmış kişilerde ve KKK aşısının içeriğindeki herhangi bir maddeye karşı gösterilmiş alerjisi olanlarda aşı yapılamadığı için 6 gün içinde IVIG uygulaması gerekmektedir.
ÜLKEMİZDE KIZAMIK SALGINI AÇISINDAN RİSK FAKTÖRLERİ
- Bağışıklama oranının % 95'in altına düşmesi
- 1. Basamak sağlık hizmetinin, koruyucu hekimlikten tedavi edici hekimliğe dönüşmesi ve personel eksiklikleri gibi nedenlerle bağışıklama çalışmalarının yeterli seviyeye çıkarılamaması
- Deprem bölgesinde toplu barınmanın artışı ile bulaş riskinin artması
- Deprem bölgesi karmaşıklığı nedeniyle bölgedeki sağlık hizmetlerinin, bakım, takip, hasta kişileri ayırma işlemlerinin düzenli olarak yapılamaması
- Aşı karşıtlığı nedeniyle oluşan aşı kararsızlığının artışı
- Mülteci ve mevsimlik işçilerin kontrolsüz transferi ve sağlıklı takip ve aşılamalarının yapılamaması.
BULUNDUĞUMUZ DÖNEMDE SALGINA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPILMALIDIR?
- Sağlık otoritesince konu ve bilgiler, ilgililerle şeffaf şekilde paylaşılmalı, sorunun önemine bağlı olarak adımlar hızla atılmalıdır.
- Vaka görülen bölgelerde (9) ay -15 yaş arası herkese 1 doz aşı yapılmalıdır.
- Vaka görülmeyen bölgelerde 9. Aydan itibaren eksik aşılı bebeklerin kızamık aşıları yapılmalıdır.
- Özellikle 2. doz aşıların yapılmasına özen gösterilmelidir.
- Tüm Türkiye'de, aşılamanın 48 aya çekilmesi ile oluşan okul öncesi ve okul çağı aşısız 2,5 milyon çocuk bir an önce aşılanmalıdır.
- ASM'lerinde Hemşire - Ebe açığı hızla giderilmeli, 1 Hekim-1 Hemşire uygulaması dışında ihtiyaç duyulan bölgelere takviye personel sağlanmalıdır.
- Tüm döküntülü vakalar kızamık yönünden değerlendirilmeli ve bağışıklık durumu kontrol edilerek gerekirse numune alınmalıdır.
- Hasta kişilerin muayenesi sırasındaki bulaşmayı önlemek için sağlık çalışanları mutlaka kızamığa karşı aşılanmalıdır.
- Aşılama, vatandaş başvurusu ile sınırlanmamalı, sahaya çıkılmalı, bölge tabanlı çalışmalar yapılmalı, mobil aşı istasyonları ile aşılama oranı kısa sürede yükseltilmelidir.
- Deprem bölgesinde bulaş riskini azaltmaya dönük olarak bir arada, kontrolsüz yaşam önlenmeli, sağlık kontrolleri daha sık yapılmalı, hastaların ayrılması ve tedavileri hızla sağlanmalı, aşılamaları, salgın stratejisi doğrultusunda gerçekleştirilmelidir.
- Deprem bölgelerinde ASM'lerinin ve sağlık birimlerinin fiziki yapı ve personel eksiklikleri hızla giderilmeli, mobil aşı birimleri faaliyete geçirilmelidir.
- Kontrolsüz ve aşısız mülteci ve mevsimlik işçi transferleri kontrol altına alınmalı, hızla aşılanmalıdır.
- Sağlık Otoritesi, aşı karşıtlarının söylemleri nedeniyle halkta oluşan aşı kararsızlığına karşı aydınlatıcı bilgileri hızla ve etkili şekilde kullanmalıdır.
- Tüm halkı ilgilendiren sağlık sorunlarının çözümü yolunda, AŞILAMANIN ZORUNLU OLMASI konusunda gerekli yasal adımlar hızla atılmalıdır.
KIZAMIK SALGINI ÇOK YAKINIMIZDA HEMEN KAPIMIZIN EŞİĞİNDE
KIZAMIK SALGININA KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK VE ÖNLEM ALMAK,
BEBEKLERİMİZE ve ÇOCUKLARIMIZA OLAN BORCUMUZDUR
BİLİNMELİDİR Kİ
KIZAMIK HASTALIĞINDAN KORUNMANIN TEK YOLU AŞI OLMAKTIR.
Samsun Tabip Odası