
OMÜ Tıp Fakültesi’nden Tıbbiyeli Metehan Verim’in şiiriyle 14 Mart Tıp Bayramı kutlaması
Girdi ingiliz birlikleri mektebi tıbbiyeden içeri
Martın on dördüydü
Yıl bin dokuz yüz on dokuz
Astım iki kulenin arasına şanlı bayrağımı
İşgal altında anadolum
Sivas kongresindeydim Mustafa Kemal Paşa’nın yanında
Tıbbiyeli hikmetim gür sesimle konuştum
Çarpıştım düşmanla en ön safta
Yeni doğmuş bir çocuktu cumhuriyet
Yurdun dört yanı sıtma, frengi, boğmaca ve çiçek
Elimde tahta bir bavul
Geçtim dağların ardını
Ne bir büyücüyüm ne de bir simyacı
Şifa dağıttı ellerim kana bulanmış gömleğim
Kurdum hıfzıssıhha enstitüsünü
İsmim Refik, Atatürk verdi Saydam soyadını
Giydim tertemiz önlüğümü
Dünyaya gönderdik ürettiğimiz aşıları
Kilit vura vura söndürdüler
Yüreğimde yanan ateşi
Dünyanın bütün çiçekleri dizildi önüme
Gitmediğim ne köy kaldı ne de kasaba
Ceyhun Atuf Kansu’yum attı kalbim çocuklarla
Gülü, sözü, türküyü dizdirmedim kurşuna
44 yaşındaydım Madımak’ta yakıldığımda
Doktorluğumla şairliğimi bıraktım çocuklarıma
37 kişiyle can verdim koyun koyuna
Behçet Aysan’ım dumanların arasından seslendim Metin’e
Kalanlar gidenlere şiir yazar dedi bana
Lanetli dendi itelendi cüzzamlılar
Bir kocaman şemsiye açtım
Binlerce kız çocuğu için tüm Türkiye’yi dolaştım
Kazıdım cüzzamı bu toprakların tarihinden
Türkan Saylan’ım son nefesime kadar savaştım
Sekiz kardeşten yedincisiydim
Savur’da doğdum yoksulluğun içine
Cumhuriyet’in tüm imkanları seferber oldu önüme
Bir kıvılcım olarak gittim kıtaların ötesine
Dalgalanıyor bayrağım öğrenci evinin bahçesinde
Aziz Sancar’ım hediye ettim Nobel ödülümü Anıtkabir’e
Doktorluğu bir felsefe edindim kendime
Bir sağlık neferiydim korumaktı görevim
Kızım seni çiçek satarak okuttum
Dedi annem tabutumun başında
Aynur Dağdemir’im 49 yaşında uçtum cennet katına
İstanköy’lü Hipokrat’la Bergamalı Galenos
Şaşıp kaldılar bana
Gülen yüzümüz soldu tıbbın anavatanında
Mesleğim kaderim oldu önlüğüm kefenim
Yılın doktoruydum beş kurşunla yere yığıldığımda
Kamil Furtun’um yaşıyorum yaşattıklarımda
Yalnız hastalıklar değil savaştığım
Zincire vurulmuş düşünceler duruyor karşımda
Gülerken ağlatan soluğumla görevimin başında
Daima gülle donatıyorum önlüğümü
Bir türlü ödenemeyen hakkımla
Eğer nefes alıyorsam hala
Hala işimi yapabiliyorsam
Bu kutsal mesleğe terimi döküyorsam
Usta-çırak ilişkisiyle öğreniyorsam
Tüm sağlık emekçileriyle bir bütünü oluşturuyorsam
Bir yaz akşamı gibi iner bahar omuzlarıma
Yılın yalnız bir günü değil
Bayram olur günün her saati adeta
Kaybettiğimiz tüm hekimler adına...
Metehan Verim









