Haberler

Geri

Sağlık Emekçilerine Şükran Programı gerçekleştirildi.

2021-09-08

Sağlık Emekçilerine Şükran Programı gerçekleştirildi. Programda 2021 Mart ayında pandemi nedeniyle veremediğimiz Meslekte 30 ve 40. yılı olan hekimlerimize onu plaketleri takdim edildi. Programa Samsun Valisi Doç.Dr. Zülkif Dağlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Demir, Samsun Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Sabri Kılıç, İl Sağlık Müdürü Muhammet Ali Oruç, Atakum Belediye Başkanı Cemil Deveci, Samsun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mahmut Aydın katıldılar.

Samsun Tabip Odası Başkanı Dr. Funda Furtun'ın program başlangıcında yaptığı konuşma ;

"Sayın Valim,

Sayın Büyükşehir Belediye başkanım ve ilçe belediye başkanlarım,

Saygıdeğer OMÜ rektörüm, Samsun Üniversitesi rektörüm,

Değerli Sağlık Müdürüm, Tıp Fakültesi dekanım,

Çok kıymetli başhekimler, başhemşireler,

Sevgili meslektaşlarım, Sağlık emekçileri

Bu akşam ilimizin kamu-özel sağlık yönetiminin ve ilimizin yerel yönetiminin hep bir arada olmasından son derece mutluyum. Buna vesile olan Büyükşehir Belediyesi Başkanımıza ve onun değerli Sanat Merkezi birimine çok teşekkür ediyorum.

Değerli konuklar Sağlık Emekçilerine Şükran Programı’na hoşgeldiniz.

Tüm yeryüzü sakinleri olarak çok sıradışı bir döneme tanıklık ediyoruz. Geçtiğimiz bu zamanlar insanlık tarihinde adeta bir kitap ayracı gibi olacak ve hep anlatılacak.

Küçük bir canlının insanlığa verdiği bir ders ile karşı karşıyayız. Önemli olan göremediğimiz bu minicik partikülün kocaman mesajını doğru anlamak ve buradan tüm insanlık olarak ders almak.

Pandemi ile birlikte yaşayışımız, hayata bakış açımız, değer yargılarımız, önceliklerimiz tümden değişti. Ama bu dönemde değişmeyen, içimizde en derinde hissettiğimiz sağlığın ve bunu bize sunan sağlıkçıların ne kadar değerli olduğuydu. Bu akşam da bunun bir ifadesi.

Peki pandeminin insanlığa verdiği dayanışma mesajını aldık mı ? Her birimizin sağlığının bir diğerinin sağlığıyla ne kadar ilişkili olduğunu gördük mü ?

18 ayda tüm dünyada milyonlarca kişi hastalandı ve öldü. Başlangıçta duyduğumuz şaşkınlık, korku ve kargaşa yerini aşılama ile birlikte tüm bireylerin sağlığını koruma için birlikte çabaya dönüştü.

İnsan tarihin öznesidir. Değişir, değiştirir. Bu dönemd eher ne kadar kendi sınırlarımıza çekilsek de dayanışmamız ve birlikte önemliyiz demeken büyük gücümüzdür.

Pandemi döneminde tüm sağlık çalışanları olarak son zamanlarda bizim dışımızdaki sebeplerle zedelenen itibarımıza tekrar kavuşmanın buruk gururunu yaşadığımızı ifade etmek isterim. Keşke hakettiğimiz itibarımızı tekrar görmek için pandemiye ve buna bağlı kayıplara gerek olmasaydı.

Şimdi bu akşam Samsun Büyükşehir Belediyesi öncülüğüyle düzenlenen Sağlık Emekçilerine Şükran Programı için hepbirlikteyiz. Biz hekimler sağlığı bir ekip işi olarak gördük. Bu sebeple sağlıkçı derken tüm mesai arkadaşlarımızı, hemşirelerimizi, sağlık teknisyenlerini, laborantları, şoförden hasta bakıcısına, güvenlik görevlisine kadar tüm yardımcı personelimizi kapsayan bir topluluğu kastediyorum.

Hep birlikte üzüntü ve mutluluklarımızı paylaştığımız gibi haklarını savunmayı da görevimiz addediyoruz.

Biz sağlık çalışanları olarak motivasyona, vefaya, takdir görmeye her zamankinden daha çok ihtiyaç duyduğumuz bir dönem geçiriyoruz. Bu nedenle davetiniz ve bu gece, her zamankinden daha anlamlıdır bizim için. Zira bu dönemde de hız kesmeyen başta sağlıkta şiddet olmak üzere bizi derinden yaralayan, kıran, azmimizi yok eden konular herkesçe bilinmektedir.

Sağlık emekçilerinin yoğun emek harcadığı bu dönemde özlük haklarında iyileşme yapmak yerine söz verilen gerekli ve yeterli iyileşmenin sağlanamamasından üzüntü duyduğumuzu, en kısa sürede bu iyileşmenin sağlanmasını beklediğimizi ifade etmek istiyorum.

Yüreğinde ahlak yasası taşıyan biz hekimler ve sağlık çalışanları olarak düsturumu şudur. Bir yola baş koymak cesaret ve ahlak ister. Biz ettiğimiz yeminle kaderimize imza attık ve bir amaca bağlandık. Bu kuvvetle, inançla umudumuzun bittiği yerde inadımızla devam ettik. Evlatlarımızı, eşlerimizi, anamızı, babamızı, ailemizi ihmal ettik. Ama görevimizi yapmanın kutsal gücüyle başımız dik gezdik. Ama karşılığında sağlıkta şiddet diye bir terimin ülke gündeminde dağarcığımıza yerleştirilmiş olmasını ne hakettik ne de hazmedebildik. Bu durum tüm sağlıkçılar içinde ince çok acı bir sızıdır ne yazık ki.   Dövülen, hırpalanan, hakarete uğrayan hele hele şehit olan sağlıkçılarımız için acımızı, yılgınlığımızı, çaresizliğimizi anlatacak cümleleri hiçbirimiz henüz bulamadık.

“Değer vaktinde bilinmelidir.”

Bu nedenle yapmış olduğumuz bu organizasyon biz sağlık çalışanları için çok kıymetlidir. Bu değer bilirliğiniz karşısında gücümüz, azmimiz, cesaretimiz kamçılanmıştır. Tüm Türkiye’ye örnek olmasını bütün kalbimle dilerim.

Elbette  biz yüreğinde “ahlak yasası” taşıyan tüm hekimler ve sağlık çalışanları için özverimizin berraklığı, görev aşkımız ve bilincimiz en önemlisi şifa dağıttımız hastalarımızın memnuniyeti ve takdiri en büyük gücümüz ve teminatımızdır.

Koşullar ne olursa olsun biz Atatürk tarafından göğsümüze takılan “ Beni Türk hekimlerine emanet ediniz. ” şeref madalyasını onurla taşıyoruz, taşıyacağız.

Tüm bu duygularla yanımızda olduğunuzu hissettiren bu organizasyon için emeği geçen herkese şükranlarımızı sunarız. Hep birlik olmaktan büyük mutluluk duyduk.

Saygılarımla."