
TBMM’de Kabul Edilen Yeni Düzenleme Olumlu, Ancak Kapsayıcı ve Yeterli Değildir…
Türk Tabipleri Birliği ve Samsun tabip Odası olarak söz bizim diyerek başlattığımız mücadele programında çöken sağlık sisteminin sonuçlarını tüm çıplaklığı ile görünür kıldık. Kamudan istifaları, yurtdışına göçleri, şiddet sayılarını, “geçinemiyoruz” çığlıklarını ülke sağlık gündeminde ana gündem haline getirmemiz sonrası bakanlık sessiz kalamadı.
Emeğimizin gücü örgüt mücadelemizin kararlılığı sağlık bütçe görüşmelerine yansıdı. Ancak sağlık emek meslek örgütlerinin önerileri alınmadan yapılan değişiklikler elbette eksik oldu.
Kararlılıkla yaptığımız mücadele sonucunda elde edilen kazanımlar umudumuzu artırmakla beraber sağlık politikaları iradesinin sağlıkta şiddet konusunda yaptığı göstermelik düzenlemelerde olduğu gibi uygulama pratiğinde yaşadığımız hayal kırıklılığı sebebiyle süreci ihtiyatla takip etme zorunluluğumuz devam etmektedir.
Kamuda görev yapan hekimlerin dışındaki hekim ve sağlık çalışanlarına kanun teklifinde yer verilmemiştir. İlgili kanun teklifinin mecliste dün kabul edilmesi ile YÖK kadrosunda çalışan hekimler aile hekimleri ile ilgili düzenleme yapılıp yapılmayacağı merak konusudur. Ayrıca hekim dışı sağlık çalışanları ile hekimler arasındaki ücret farkını artması da hastanelerde sağlık kurumlarında sağlık sorunlarını beraberinde getirecektir. Türk Tabipleri Birliği olarak sağlığın bir ekip işi olduğunu defalarca vurgulamamıza rağmen bu güne kadar yapılan performans ek ödemesi gibi ücret politikaları çalışma barışını bozup sağlık çalışanları arasındaki dayanışmayı azaltmıştır. Sağlık çalışanları arasındaki çalışma barışı ve dayanışmanın bozulması toplumun aldığı sağlık hizmetini de olumsuz etkilemiştir.
Kanun teklifinin kabulünden sonra ortaya çıkan eşitlik ilkesine aykırı tutumla gerek dışlanan hekimlerden gerekse tüm sağlık çalışanlarından ciddi tepkiler gelmeye başlamıştır. Ne yazık ki etkilenen tüm taraflarla istişare edilmeden karar alma alışkanlığı, daha güçlü ve daha eşitlikçi bir kanun hazırlanmasını mümkün kılmamaktadır. Tam da bu sebeple muktedir gücün samimiyeti konusunda derin kaygılarımız sürmektedir. Yapılması gereken tüm sağlık çalışanlarının durumunun değerlendirilip emeğimizin hakkını verecek şekilde 3600-7200 arasındaki ek göstergelerle birlikte temel ücretlerin arttırılması ve emekliliğe yansıtılması aylıkların yoksulluk sınırın üzerine çıkarılmasıdır.
Son olarak ifade etmek isteriz ki; yeryüzü emeğin yüzü oluncaya dek emekçinin tarafında mücadelemiz devam edecektir…









