ASİSTAN HEKİMLİK KÖLELİK DEĞİLDİR!!!!!
Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yaşanan sorunlar acil müdahale gerektirmektedir.
Samsun Tabip Odası olarak bir süredir Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda görev yapan hekimlerden ve farklı kanallardan kliniğin işleyişine ilişkin son derece kaygı verici bilgiler almaktayız. Edindiğimiz bilgiler, çeşitli kaynaklardan doğrulanmış olup, klinikte yaşanan sorunların artık bireysel mağduriyetleri aşarak sağlık hizmetinin niteliğini ve uzmanlık eğitimini tehdit eden ciddi bir boyuta ulaştığını göstermektedir.
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı, yalnızca OMÜ'de değil, ülke genelinde de uzmanlık eğitiminde giderek daha az tercih edilen bölümlerden biridir. Buna bağlı olarak üniversite hastanelerindeki asistan hekim sayıları yıllar içinde belirgin biçimde azalmıştır. Ancak OMÜ'de yaşanan tablo, yalnızca bu genel eğilimle açıklanamayacak kadar ağırdır.
Bugün gelinen noktada klinikler, mevcut insan gücüyle sürdürülebilir olmaktan çıkmış; hizmetin devamlılığı, İl Sağlık Müdürlüğü aracılığıyla görevlendirilen Şehir Hastanesi kadrosundaki pratisyen hekimler ile aile hekimliği asistanlarının desteği sayesinde güçlükle sağlanabilmektedir. Bir üniversite hastanesinin eğitim kliniğinin bu koşullarda hizmet vermeye çalışması, hem sağlık hizmeti hem de uzmanlık eğitimi açısından kabul edilemez bir durumdur.
Daha da önemlisi, bu tablonun ortaya çıkmasının tek nedeni uzmanlık alanının daha az tercih edilmesi değildir. Klinikte uzun süredir biriken yapısal sorunlar büyüyerek devam ederken, Anabilim Dalı Başkanlığı, Tıp Fakültesi Dekanlığı ve Üniversite Rektörlüğü tarafından etkili ve kalıcı önlemler alınmaması, çalışma ortamını giderek daha ağır hale getirmiştir. Yaşanan süreç, bir asistan hekimin özkıyım girişiminde bulunmasına kadar varan son derece üzücü ve düşündürücü bir noktaya ulaşmıştır.
Klinikte Dile Getirilen Başlıca Sorunlar
1. İnsanüstü İş Yükü ve Adil Olmayan Nöbet Düzeni
Klinikteki iş yükü uzun süredir sürdürülebilir sınırların üzerine çıkmıştır. Nöbet ve mesai planlamasında adalet ilkesine uyulmadığı, bazı asistan hekimlerin sürekli ağır iş yükü altında bırakıldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu durum yalnızca hekimlerin fiziksel ve ruhsal sağlığını değil, hasta güvenliğini de doğrudan riske atmaktadır.
2. Yasal İzinlerin Kullanılma Hakkının Engellenmesi
Asistan hekimlerin yasal güvence altında bulunan yıllık izin haklarının bazı durumlarda keyfi uygulamalarla kullandırılmadığı ifade edilmektedir. Çocuk sağlığı eğitimi verilen anne sütünün önemi anlatılan klinikte süt izni kullanımı mümkün olamamaktadır.Dinlenme hakkının engellenmesi, tükenmişliği artıran ve çalışma verimini düşüren önemli bir hak ihlalidir.
3. Mobbing, Psikolojik Baskı ve Güvensiz Çalışma Ortamı
Klinikte bazı asistan hekimlerin sistematik baskı ve mobbing uygulamalarına maruz kaldığı yönünde ciddi iddialar bulunmaktadır. Uzmanlık eğitimlerinin ve mezuniyet süreçlerinin olumsuz etkilenebileceği kaygısıyla birçok asistanın yaşadığı sorunları dile getiremediği, haksız uygulamalara sessiz kalmak zorunda bırakıldığı ifade edilmektedir. Eğitim kurumlarında korku kültürünün hâkim olması kabul edilemez.
4. Sonuç: Tükenmişlik, Ruhsal Çöküş ve Yaşam Hakkına Yönelen Tehdit
Bu ağır çalışma koşulları ve psikolojik baskının en acı sonucu, bir asistan hekimin özkıyım girişiminde bulunması olmuştur. Bir hekimin yaşamına kastedecek noktaya gelmesi, bireysel bir olay olarak değerlendirilemez. Bu durum, çalışma ortamındaki sorunların ulaştığı vahim boyutun en açık göstergesidir.
Yetkililere Çağrımız
Bir canın yitirilmesinin eşiğine gelinmişken, artık sessiz kalınamaz.
OMÜ Rektörlüğünü, Tıp Fakültesi Dekanlığını ve ilgili tüm idari makamları gecikmeksizin sorumluluk almaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna şu soruların açık ve şeffaf biçimde yanıtlanmasını bekliyoruz:
Yaşanan bu ağır hak ihlalleri hakkında bugüne kadar hangi idari çalışmalar yürütülmüştür?
Özkıyım girişimi sonrasında hangi koruyucu ve önleyici tedbirler alınmıştır?
Klinikteki çalışma koşullarının iyileştirilmesine yönelik somut bir eylem planı bulunmakta mıdır?
Ayrıca, yaşanan tüm iddiaların tarafsız, bağımsız ve adil bir komisyon tarafından ivedilikle incelenmesini; sorumluların tespit edilmesini ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli idari düzenlemelerin gecikmeksizin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.
Asistan Hekimlere Sesleniyoruz
Samsun Tabip Odası olarak hak ihlaline uğrayan tüm asistan hekimlere sesleniyoruz:
Yalnız değilsiniz.
Maruz kaldığınız baskının, mobbingin, hukuksuz uygulamaların ve kötü çalışma koşullarının takipçisiyiz.
Mesleki haklarınızın korunması, güvenli çalışma koşullarının sağlanması ve insan onuruna yakışır bir eğitim ortamının oluşturulması için, hukuki destek de dâhil olmak üzere tüm olanaklarımızla yanınızda olmaya devam edeceğiz.
Sessiz kalmayacağız.
Hekimlerin sesi olmaya, haklarını savunmaya ve bu sürecin sonuna kadar takipçisi olmaya devam edeceğiz.
Sağlık ortamlarında baskının, mobbingin ve kötü çalışma koşullarının normalleştirilmesine izin verilemez. Bu politikalar yalnızca çalışma barışını değil, hekimlerin ruh sağlığını ve yaşamını da tehdit etmektedir.
Bir hekimin daha zarar görmesine izin vermeyeceğiz.
Yetkilileri görevlerini yerine getirmeye, kamuoyunu ise bu konuda duyarlı olmaya davet ediyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
Samsun Tabip Odası Yönetim Kurulu
