Dr. Aynur Dağdemir'i Aramızdan Ayrılışının 10. yılında Sevgi ve Özlemle Andık.
Dr. Aynur Dağdemir’i aramızdan ayrılışının 10. yılında önce mezarı başında, ardından Samsun Tabip Odası’nda düzenlediğimiz bir basın açıklaması ile sevgi ve özlemle yeniden andık.
Anma programında, Dr. Aynur Dağdemir adına çiçek göndermek yerine Türk Eğitim Vakfı’na eğitim bağışı yapıldı ve bağış sertifikası ailesine takdim edildi.
Anma törenine katılan değerli ailesi ve meslektaşlarımıza teşekkür ederiz.
Basın Açıklamasının Videosunu İzlemek için Tıklayınız.
Samsun Tabip Odası’nda gerçekleştirilen basın açıklamasında, Samsun Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Canan Seren ve Yönetim Kurulu Üyesi Dr. İlkem Duman şu ifadeleri kullandı:
“Meslektaşımız Dr. Aynur Dağdemir’i anıyor; şiddetin her türüne karşı dayanışmayı büyütmeye çağırıyoruz.
19 Kasım, sağlık emekçilerinin ve kadınların yaşam hakkının korunamadığı ülkemizde, giderek derinleşen şiddet sarmalının en ağır biçimlerinden birini yeniden hatırladığımız acı bir gün. Bugün hem Samsun’da sekreterini eski eşinin şiddetinden korumaya çalışırken katledilen meslektaşımız Dr. Aynur Dağdemir’in bizden koparılışının 10. yıl dönümü hem de sağlık çalışanlarına ve kadınlara yönelik şiddette yaşamını yitirenleri andığımız ve şiddete karşı hep birlikte sesimizi yükselttiğimiz bir gündür.
Her geçen gün yaşamın her alanında yükselen şiddet dalgası normalleşirken, sağlık çalışanlarının, özellikle kadınların güvensiz çalışma ortamlarında maruz kaldığı şiddet her yıl artarak daha görünür hâle geliyor. Ancak tüm kayıplarımıza rağmen hâlâ etkili önlemler alınmıyor; her yıl yeni acılar yaşıyoruz.
Alanya’da Dr. Melek Bağçe, Nizip’te Dr. Feray Balkan, İstanbul’da Hemşire Sibel Kavılı, Eskişehir’de Hemşire Tuğba Koç, Mersin’de Hemşire Ayfer Kaya, Denizli’de Hemşire Hülya Tortop, Bursa’da Diş Hekimi Yasemin Uludağ Çetin, Adana’da Hemşire Saniye Arslan ve Ebe Ayşe Merve Sağ… Hepsi boşanma veya ayrılık süreçlerinde erkek şiddetiyle yaşamdan koparıldı. Onları unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız!
Sağlık çalışanlarına yönelik şiddet, yalnızca sağlık sisteminin personeli korunaksız bırakmasının bir sonucu değil; kadınlara yönelik toplumsal şiddetin, eşitsizliğin ve değersizleştirmenin de bir yansımasıdır. Şiddet, kadınları artık sadece ıssız sokaklarda değil, en güvenli olması gereken alanlarda bile kolayca buluyor. Kadınların evde, işyerinde ve sokakta şiddet tehdidi altında yaşadığı bir ülkede, sağlık alanının güvenli olmasını beklemek de giderek imkânsız hâle geliyor. Kadınları yoksullaştıran, güvencesizleştiren ve aile içine hapsetmeyi hedefleyen; eşitsizliği ve değersizleştirmeyi derinleştiren politikalar, kadınları her alanda sistematik şiddet riskiyle karşı karşıya bırakıyor.
Toplumsal şiddeti besleyen cezasızlık, üzeri örtülen şiddet verileri, siyasi kararlar ve uygulanması planlanan yeni politikalar şiddetin daha da yaygınlaşmasına zemin hazırlıyor.
2025’in “Aile Yılı” ilan edilmesi, nüfus politikalarının gündeme getirilmesi, medeni haklar, nafaka ve miras haklarının tartışmaya açılması gibi kadın bedeni üzerinde tahakküm kurmaya yönelik uygulamalar, eşitsizliği derinleştirerek kadına yönelik şiddetin görünmezleşmesine, artmasına ve meşrulaşmasına neden olmaktadır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve şiddet tüm alanlarda giderek büyümektedir.
Bizler, 19 Kasım’da meslektaşımız Dr. Aynur Dağdemir’i anarken şunu hatırlatıyoruz: Şiddetin sağlıkta, evde, sokakta, siyasette ve medyada normalleştirildiği bu dönemde; şiddetin her türüne karşı ses çıkarmak, dayanışmayı büyütmek ve kadına ve tüm insanlara yönelik şiddeti önleyici politikaların hayata geçirilmesini ısrarla talep etmek zorundayız.
Bu nedenle yaklaşan 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nde, tüm kadın örgütleri ve hak savunucularıyla birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Kadınlara, sağlık emekçilerine, çocuklara, doğaya, hayvanlara ve topluma yönelen bu şiddet düzenine karşı; daha güçlü bir şekilde, yan yana ve gür bir sesle durmaya davet ediyoruz.”
TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu
Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi
Samsun Tabip Odası
